Davos’ta Gerçekleşen Paneldeki Konuşmanın Tam Metni

3

Ekselansları, Saygıdeğer Misafirler,

Müzakerelerin kritik bir aşamaya geldiği böyle bir zamanda sizinle burada olmaktan onur duyuyorum. Sayın Schwab ve Sayın Eide’ye bunu mümkün kıldıkları için teşekkür ederim.

Bana verilen sınırlı süre içinde üç mesaj ortaya koymak isterim.

İlk olarak, Kıbrıslı Türkler’in siyasi eşitliğe olduğu kadar hepimizin paylaştığı Avrupa değerleri ve ilkelerine dayalı iki kesimli bir federasyon temelinde bir çözüme ulaşmak yönündeki kuvvetli kararlılığını yinelemek isterim. Hepinizin hatırlayacağı üzere, Kıbrıslı Türklerin 12 yıl önceki kuvvetli evet oyu, BM planı Kıbrıslı Rumların çoğunluğunun onayını almadığı için bir çözüme ulaşmaya yetmemişti. Sonuç olarak, Kıbrıs bölünmüş bir ada olarak AB’ye girmiş, Kıbrıslı Türkler ise maalesef dışarıda kalmıştı.

Bu sefer, aynı nesilden iki lider olarak, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak için yorulmaksızın çalışıyoruz ve bunun adamızı birleştirmek adına son çaba olduğunu farkındayız.

İkinci olarak, çözümün iki topluma yarar sağlamanın yanı sıra, AB, Türkiye, Yunanistan ve gelecekteki birleşik Kıbrıs da dahil olmak üzere tüm ilgili aktörler arasındaki ilişkileri de geliştireceğine ciddi şekilde inanıyorum.

Çözümle birlikte:

  • Doğu Akdeniz’de yeni keşfedilen hidrokarbon yatakları çatışma ve gerilimden ziyade bir barış, istikrar ve işbirliği vazifesi görecektir;
  • Birleşik Kıbrıs, doğal gazın AB’ye aktarımı konusunda en elverişli rota olduğu açıkça görülen Kıbrıs ve Türkiye üzerinden geçecek boru hatları için bir merkez işlevi görebilecektir;
  • Türkiye’den hali hazırda Kuzey Kıbrıs’a getirilmiş olan temiz su adanın tüm nüfusuyla paylaşılabilecektir; ve,
  • AB ve Orta Doğu elektrik şebeklerinin yine en verimli yol olarak Kıbrıs ve Türkiye üzerinden enterkonnekte olması bir gerçeğe dönüşecektir.

Tüm bunlar ancak Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar birbirlerini gelecekteki ortaklar olarak görebildiği ve barış ve refahın hüküm süreceği, gelecek kuşakların aynı anlaşmazlık ve geçmişin belirsizlikleriyle karşılaşmayacağı birleşik bir Kıbrıs yaratmaya odaklandığı takdirde mümkün olabilir.

Üçüncü olarak ise biz, Kıbrıslılar olarak, tüm bunları gerçeğe dönüştürerek, bulunacak bir çözümün devam etmekte olan diğer anlaşmazlıklara bir ümit ışığı teşkil edebilmesini sağlayacak esas aktörlerin kendimiz olduğunu farkındayız. Dolayısıyla, 53 yıldır devam eden bu sorunu sona erdirmek ve çalkantılarla sarsılan bölgemize refah ve güvenlik getirecek yeni ekonomik fırsatların önünü açmak için çok çalışmaya devam edeceğiz. Bu amaç doğrultusunda, teknik ve mali açıdan kuvvetli ve kolektif uluslararası desteğe ihtiyaç duyulacaktır.

Son olarak, Kıbrıs sorununun çözümü için çalışmamızın yanı sıra, daha iyi bir dünya yaratmak ve 2016 yılını sadece Kıbrıs sorununun çözümlenmesiyle değil, gezegenimizde insanoğlunun çekmekte olduğu her türlü acıya karşı daha iyi işbirliği ve etkin faaliyetlerde bulunacağımız bir yıl yapmak için acil olarak birlikte çalışmamamız gerektiğini ifade etmek istiyorum.

 

 

Bize Ulaşın

E-posta iletisim@mustafaakinci.com

E-bülten

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ilişkin aylık haberlere ulaşmak için kaydolmak yeterli.