Hiçbir Soru Yanıtsız Kalmıyor

Soru:
Avrupa’nın hemen her kentinde şehir kütüphaneleri bulunmaktadır, siz cumhurbaşkanı olduğunuzda şehir kütüphanelerinin açılması için teşviklerde bulunur musunuz? Daha yaşanabilir kentler için..‬‬‬‬‬‬‬
Cevap:
Okuma alışkanlığı ülkemizde ne yazık ki oldukça düşük . Kitabımı yazım sürecinde sık sık AKM’ye, Milli Arşive, Meclis Kütüphanesine uğradım. Halkın çok rağbet etmediğini  gözlemledim. Kentlerimizde Kütüphane sayısının arttırılması , buna belediyelerin öncülük etmesi yerinde olur inancındayım. Ama asıl önemlisi buraların boş kalmaması. Bu anlamda yeni bir anlayışın gelişmesinde elbette Cumhurbaşkanına da önemli görev düşecektir.
Soru:
Göç yasası ile ilgli düşünceleriniz nelerdir? Cumhurbaşkanı olmanız durumda bu yönde atılacak adımlara ne gibi katkılarınız olacak?‬‬‬‬‬‬‬
Cevap:
Göç Yasası olarak nitelendirilen yasa belli bir tarihten sonra devlet kurumunda işe alınanların düşük düzeyde maaşla iş yaşamına başlamalarıdır. Bu yasa adil olmayıp benzer çalışanlar arasında ciddi maaş farklılıklarına yol açmaktadır. Cumhurbaşkanlığı makamı yasa yapıcı olmamakla birlikte bu adaletsizliğin giderilmesi için teşvik edici olup takipçiliğini mutlaka yapacağım.
Soru:
Sayın Cumhurbaşkanı adayım, öncelikli olarak sorum şudur:
Ülkemizde şu an Sayın Eroğlu’nun Pervin Gürler’i desteklemesi, Sayın Başbakanın da Pervin Gürler’i desteklememesi sonucunda hala daha tam olarak atanmış bir Polis Genel Müdürü bulunmamaktadır. Bu boşluk, atama yöntemi ile giderilmiştir. Eğer Cumhurbaşkanı olursanız sizinde bu makama yapılacak olan atamada imza yetkiniz olacaktır, bu konudaki görüşleriniz nedir?‬‬‬‬‬‬‬
Cevap:
Merhaba. Seçimin yapılacağı Nisan ayına kadar bu sorunun yaş haddi nedeniyle emeklilikten dolayı ortadan kalkacağı anlaşılıyor. Ancak asıl sorun yine ortada duruyor. Önemli olan bu kurumumuzda partizanlığa yer vermemektir. Benim polisin sivil otoriteye bağlanmasına ilişkin görüşlerim öteden beri bilinmektedir. Ne var ki bunu isterken orasının yeni partizanlıkların yuvası olmasını hiçbir zaman onaylamam mümkün değildir. Cumhurbaşkanlığım gerçekleşirse tüm devlet kurumlarında olduğu gibi polisimizde de adil bir yapılanmanın, liyakata, bilgiye, deneyime ve diğer geçerli kriterlere dayalı bir terfi ve atama mekanizmasının oluşması için her türlü çabayı sarf edeceğim.
Soru:
Sayın başkan, ben bağımsız bir kişiyim ama Eroğlu’nun artık siyasetten çekilmesi gerekir. Barış sürecindeki görüşünüz nedir? Türkiye ile ilişkiniz nasıl olacak? ‬‬‬‬‬
Cevap:
Aşağıdaki 4 madde, Cumhurbaşkanlığına ilişkin temel vizyonumuzu oluşturuyor. Sorunuza kapsamlı cevap vereceğini umuyorum.

  1. Çözüm Odaklı Siyaset
    Kıbrıs’ta yıllardır süregelen sorun ve yarattığı statüko sürdürülebilir değildir; adamızın ve bölgemizin barış ve huzuru için de ciddi tehditler içermektedir. Halbuki, Birleşmiş Milletler parametrelerinin öngördüğü ve son olarak 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklama metninde de ifadesini bulan, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümde, her iki toplumun da kazanacağı pek çok şey vardır. Böylesi bir çözüm, bölgesel istikrara da katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edilecektir. Kapsamlı çözüm uğraşlarının yanı sıra, paralel bir süreçte, her iki toplumun pratik yaşamına katkı yapacak çeşitli güven artırıcı önlemlerin uygulanmasına özel önem verilecektir. Bu kapsamda, Kapalı Maraş bölgesinin BM gözetiminde yerleşime açılması ve bu açılışa eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türklerin, ticaret ve turizm alanında yaşadıkları dar boğazların aşılması için Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanının kullanılabilmesinin yolları üzerinde uzlaşma aranacaktır.
  2. Toplumsal Konulara Duyarlılık
    İki toplum arasındaki sorunların aşılması ve barış kültürünün gelişmesi için çaba harcarken, toplumsal uzlaşma anlayışının yerleşmesi için de uğraş verilmelidir. Ayrıca Cumhurbaşkanı, siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumumuzun iç konularına duyarlılık göstermelidir. Bu bağlamda, evrensel değerleri sahiplenip yerele yansıtılmasını gözeten, yetkileri çerçevesinde kurumlar arası işbirliğini teşvik eden ve sorunların çözümü doğrultusunda rehberlik ve öncülük görevi üstlenen bir anlayışla hareket edilecektir. Temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele konularında da Cumhurbaşkanlığı makamı üzerine düşen görevi yerine getirecektir.
  3. Türkiye ile Karşılıklı Saygıya Dayalı İlişki konusunda Türkiye ile karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ilişkiye yeni bir bakış açısına ihtiyaç vardır. Karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten, kişilikli ilişkiler kurulması her iki tarafın da yararınadır. Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarında söz sahibi olması esastır. Bu kurumların gerçek anlamda sahiplenilmesi, iyi yönetilmesi ve KTHY ile Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara benzer durumların yaratılmaması ise yaşamsal önemdedir.
  4. Bağımsız ve Tarafsız Cumhurbaşkanı
    Cumhurbaşkanı’nın parti ilişkilerini sürdürmesi, toplumun belirli kesimlerini kayırırken diğer kesimleri dışlaması ciddi bir sorundur. Halbuki Cumhurbaşkanı, toplumun tümünü kucaklayan, sözde değil gerçek anlamda bağımsız, tarafsız bir makam olmalıdır. Bu bağlamda, siyasal partilere eşit mesafede durabilen ve tüm renkleri kucaklayabilen demokratik bir tavır içinde hareket edilecektir. Ombudsman, Sayıştay, Savcılık ve Kamu Hizmeti Komisyonu gibi bağımsız kurumların, tarafsız konumlarına halel gelmeksizin etkin ve verimli çalışmalarını sağlayacak şekilde bu kurumlara anayasal çerçevede rehberlik, destek ve eşgüdüm sağlayacaktır. Kamu Hizmeti Komisyonu’nun demokratik, şeffaf ve çoğulcu bir yapıya kavuşturulmasına öncülük edilecektir.

Soru:
Mustafa Bey, kaçaklara af yasası ne zaman çıkacak acaba?‬‬‬‬‬
Cevap:
Merhaba, konuya ilişkin yasanın Meclis gündeminde olduğunu biliyoruz. 2014 yılı bitmeden yasanın geçirilmesi planlanıyordu. Ne zaman sonuçlanacağı Meclis çalışmasına bağlı.
Soru:
Merhabalar Mustafa bey,
İlk önce kısaca kendimi tanıtayım, ben bu ülkede doğdum büyüdüm tahsilimi bu topraklar üstünde yaptım, keza vatani görevimi de. Üniversite mezunu disiplinli bir birey olarak yetiştim ve her birey gibi hayatımı kendi ayaklarımın üstünde durarak devam ettirmek için iş arayışına başladım birçok genç arkadaşımdan şanslı olarak iş buldum ve çalışıyorum. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi maaşım asgari ücret. Sizce Mustafa bey, ailemin beni yetiştirdiği gibi ilerideki hayat sürecimde kuracağım ailemi, beni yetiştiren ebeveynler gibi ben de aileme sağlayabilecek miyim? Eminim benim gibi düşünen binlerce genç kardeşim var. Bu hayat pahalılığı ve alınan asgari ücrete çözümünüz ne olabilir?
Cevap:
Merhaba, Hayat pahalılığı ve yapılan çalışmalardaki açlık sınırı göz önünde bulundurulduğu zaman yeni asgari ücretin yeterli olmadığının bilincindeyim. Kıbrıs sorununun çözümü için uğraşırken, ekonominin daha verimli çalışması, gelir dağılımında adaletin sağlanması, asgari ücretin daha tatminkar olması için de katkı koyacağım. Sosyal adalete inanan bir kişi olarak emeğin üretken ve verimli olması yanında hakettiği karşılığı almasının da gözeticisi olacağım. İlginiz ve sorunuz için teşekkür ederim.
Soru:
Selam Mustafa Bey Cumhurbaşkanı olursanız bu ülkede ne değişecek?
Cevap:
Merhaba, Cumhurbaşkanlığı vizyonumuzu 4 madde şeklinde açıklamıştık. Mail adresinizi veya benzeri bir iletişim bilginizi paylaşırsanız, vizyonumu sizlere gönderebilirim. 4 maddelik vizyonumuzda yaşamın tüm alanlarına dokunan bir vizyonumuz bulunuyor. Kıbrıs sorunu, iç sorunlar, Türkiye ile ilişkiler, bağımsız/tarafsız duruş Cumhurbaşkanlığı şeklinde özetleyebiliriz. İlginiz ve sorunuz için teşekkür ederim.
Soru:
Sayın Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmanız halinde 3. ülkelerde okuyan üniversite öğrencilerinin burs tüzüğünden Anayasa’ya aykırı bir şekilde dışlanmış olmasıyla ilgili bir çalışma yapma planınız var mı?
Cevap:
Merhaba sorunuz için teşekkürler. Burs konusunda kriter ülke değil ‘başarı ve ihtiyaç’ bazında olmalıdır. Gençliğe yapılan her yatırım ülke geleceğine yapılan yatırımdır.
Soru:
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum Sn. Mustafa Akıncı. Tüm ailem sizin yanınızdayım, ben engelli bir birey olarak size bir sorum olacak neden engellileri ayırt ediyorlar bu davranış çok üzüyor beni. Ben bu sorduğum sorunun cevabını verirseniz memnun ve mutlu olurum. Niye bize dair iş yok?
Cevap:
Engelli kardeşlerimiz için bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı dersek haksızlık olabilir, çeşitli hükümetler zamanında bazı adımlar atıldı ancak daha yapılması gereken çok şey var. En genel anlamda ekonomik, sosyal, siyasal, fiziksel her türlü engelin ortadan kaldırılmasında devletin öncü rolü üstlenmesi gerekir. Göreve seçildiğim takdirde bu konularda da rehberlik görevimi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağım.
Soru:
İyi akşamlar Mustafa Bey. Ben size bir soru soracaktım. Eğer seçilirseniz bizim güneyde kalan mallarımız var ve eş değer hiçbirşey alamadık bu konular görüşülecek mi?
Cevap:
Mülkiyet sorunu görüşmelerde ele alınan altı başlıktan bir tanesidir. Kuşkusuz ki kalıcı bir çözümün olabilmesi için mülkiyet sorununun adil bir şekilde halledilmesi gerekir. Maalesef sizin gibi birçok insanımız haksızlığa uğramış ve mağdur edilmiştir. Bulunacak çözümde mağdur olmamanız için ve hakkınızı almanız için her türlü çabayı göstereceğimi belirtmek isterim.
Soru:
Sizce Derviş Bey neden adaylığını koydu kamuoyunda çok çok önemli bir sorudur. Bu konuda kamuoyunu aydınlatmak sizin için çok önemli bir gelişme olabilir kısacası sizce neden aday oldu?
Cevap:
Ben bu seçim döneminde diğer adaylarla ilgilenmek yerine kendi programımı düşüncelerimi ve ilkelerimi halka anlatma çabasındayım. Her adayın adaylık için bir nedeni mutlaka vardır. Benim nedenim, halktan gelen bu yöndeki çağrı, istek olmuştur. Halkın sesine kulak vererek bu yola çıktım. Sn. Eroğlu’nun veya diğer adayların neden aday olduklarını açıklamak herhalde kendilerinin yapması gereken bir iştir. Hayırlı geceler dilerim.
Soru:
Akdeniz’e inşaat yapılacak olan nükleer santralla ilgili politikanız ne olacaktır?
Cevap:
Merhaba. Sorunuz için teşekkürler. Petrola bağlı bir enerji politikası yerine yenilenebilir enerji kaynaklarından daha çok yararlanılması gerektiğini düşünüyorum. Akdeniz bölgesinde çok bol olan güneşten ve aynı zamanda rüzgardan da yararlanılabileceğini ön görmekteyim. Türkiye gibi deprem bölgesinde olan bir ülkede ve üstelik fay hatlarına yakın bir yerde nükleer santral kurulmasının çok riskli olabileceğini düşünmekteyim. Gerçi bir çok ülkede nükleer santrallar kurulmaktadır. Örneğin, Almanya nükleer santralları belli bir tarihe kadar devreden çıkarmayı planlamaktadır. Japonya gibi ileri bir teknoloji ülkesinde dahi Tsunami’den sonra yaşanan nükleer sızıntının yarattığı ciddi sorunlar anımsandığında, Türkiye gibi bir ülkede benzeri bir durumun yol açabileceği ve bizi de Kıbrıs’ta etkisi altına alabilecek potansiyel tehlikenin boyutlarını düşünmekte fayda var. Dolayısıyla sözlerimden de anlaşılabileceği gibi nükleer santrallara olumlu yaklaşan biri değilim. İyi geceler.
Soru:
Sayın başkan, kapalı maraş konusu hakkında ne düşünüyorsunuz ne yapacaksınız?
Cevap:
Bu konuyu çeşitli defalar açıklamış bulunuyorum. Bu konudaki görüşlerime basında ve sosyal medyada da rastlayabilirsiniz. Ama yine de sizin için kısaca şöyle özetleyebilirim. Kapalı Maraş bölgesinin bütünlüklü çözüm olmadan da BM gözetiminde yerleşime açılabileceği 1979 Denktaş-Kiprianu Doruk Anlaşmasında ve 1993 Güven Artırıcı Önlemler paketinde öngörülmüştü. Ancak bu gerçekleştirilemedi. 40 yıldır da bütünlüklü çözüme ulaşılamadı. Benim görüşüm kapalı Maraş bölgesini yılanlar ve farelerin saltanatından kurtarıp insanlara ait bir yer haline getirmektir. İki tarafın müteahhitlerinin yapacağı çalışmalarla orasının yasal sahiplerinin yeniden yerleşimine açılması her iki toplumun yararına olacaktır. Bunun yanında Mağusa limanından doğrudan ticaret yapılması ve Ercan havaalanına direk uçuşların yapılabilmesi için de bir uzlaşma sağlanması gerekir. Böylece her iki taraf için yeni bir güven ortamının oluşması ve kapsamlı çözüm için de yeni bir ivmenin yakalanması mümkün olacaktır. İyi geceler dilerim.
Soru:
İyi aksamlar, Askerliğin kaldırılması hakkındaki görüşünüz nedir Sayın Akıncı?
Cevap:
Kıbrıs sorununun çözümlenmesi halinde garantiler çerçevesinde kalacak sayı dışında adanın askersizleştirilmesi iki tarafça da benimsenmiş bir ilkedir. Ne var ki bu sorun henüz sonuçlanmış değildir. Göreve geldiğimiz takdirde karşılıklı yarar temelinde sorunun çözümü için elbette uğraş vereceğim. Askerlik konusunda mümkün olan kısaltmanın yapılması şüphesiz iyi olur, hatta askerliğin profesyonel temelde ele alınması ve mecburi askerliğin tümden kaldırılması ideal durumdur. Bunun yapılabilmesi ülkenin içinde bulunduğu durum ve kaynağa bağlıdır. Yine de kısaltma konusunda mümkün olanın yapılması ve gençlerimizin daha erken yaşama atılmalarının sağlanması benim de savunduğum ve olmasını arzu ettiğim durumdur. İlginiz ve sorunuz için teşekkürler.
Soru:
Sayın Akıncı, bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş'ın bugün ölüm yıldönümü ve herhangi bir anma mesajı falan yayınlamadınız.
Cevap:
İyi akşamlar. Ben davranışlarımı seçimlere göre ayarlayan birisi değilim. Söyleyeceklerimi uygun olan  zaman ve yerde söylemeyi tercih ederim. Değil rahmetli Cumhurbaşkanı Denktaş’a, benim hiç kimseye karşı düşmanca hislerim yoktur. Dün akşam YDÜ’de yer alan etkinliğimizde yaptığım konuşmada gerek sayın Denktaş’ı gerekse sayın Dr Fazıl Küçük’ü rahmetle ve saygıyla andım. Bilginize getirir, hassasiyetinizi anlayışla karşıladığımı ifade ederim. Saygılar.
Soru:
Merhabalar Mustafa Bey,
Diyelim ki nisanda başarılı oldunuz ve saraydasınız. Bildiğiniz gibi nisan sonunda Barbaros'un Navtexi sona erecek. Diyelim ki, TC Navtex’i yeniden uzatma kararı aldı ve mevcut durumda Nikos Anastasiadis masaya dönmeye ikna olmuyor.
1- Bu şartlarda ne yaparsınız? 2- Navtex uzatma konusunda TC ısrarlı olursa ne yapacaksınız?
Cevap:
Sorunuza teşekkür ediyorum. Kıbrıs’ın toprağı da, suyu da ve denizaltı zenginlikleri de Kıbrıs’ta yaşayan toplumlara aittir ve hakça bölüşülmelidir.  Bu da ancak müzakere masasında olur. Navtex’ler ve bölgeye savaş gemileri göndermekle değil. Dolayısıyla, müzakere masasının yeniden kurulması ve hidrokarbon konusunun da bunun bir parçası olması gerekmektedir. Anastasiadis’in asıl yapması gereken de budur. Federal çözümde doğal kaynakların ve enerjinin merkezi otoritede kalması benimsenmiş bir ilkedir. Dolayısıyla bu konunun da o çerçevede ele alınması son derece doğaldır. Rum liderliğinin ‘Ben devletim, bu konuda Kıbrıslı Türk vatandaşların haklarını da korurum, merak etmeyin’ şeklindeki yaklaşımı doğru ve tutarlı bir tavır değildir. Güncel Navtex konusuna gelince, 2. kez uzatılan Navtex’in Nisan sonu değil de 6 Nisan’da biteceği bilinmektedir. 19 Nisan’da yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilmem halinde ve umarım Navtex’te yenilenmiş olmazsa, müzakere masasının bir an önce yeniden kurulması için inisiyatif alacağım, sürtüşme ve istikrarsızlık nedeni yapmak yerine denizlerin altında var olan zenglikten ortak yararlanmanın yolunu açmak için uğraşacağım. Burada önemli bir nokta var. Kamuoyuna açıklandığı şekli ile Türkiye hükümeti, Barbaros gemisini KKTC hükümetinin talebi ile bölgeye gönderdiğini ve Navtex ilanının bu çerçevede yapıldığı bilinmektedir. Bu konuda hükümetin KKTC hükümetinin Dışişleri Bakanı gerekirse sondaj için  platform da kurulabileceğini söylemektedir. Öylesi bir gelişme olması halinde gerginliğin artacağı kuşkusuzdur. Göreve seçilmem halinde, CTP-BG – DP-UG hükümetinin Navtex’in uzatılması yönünde talebi olup olmayacağını öğrenip birlikte politika oluşturarak aklın yolunu izleyip konuların masada çözüme kavuşturulması için çaba sarfedeceğim.

Bize Ulaşın

E-posta iletisim@mustafaakinci.com

E-bülten

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ilişkin aylık haberlere ulaşmak için kaydolmak yeterli.